SALÇANIN BAŞLICA YARARLARI...

Mide ve bağırsakların düzenli şekilde çalışmasını sağlar. A-B-C vitaminleri bakımından zengindir, damar sertliğini giderir
FABRİKA ÜRETİMİ SALÇALAR NEDEN DAHA AVANTAJLIDIR?
Evde salça üretimi yapımı sırasında 1 kg salça üretimi için kullanılacak domates miktarı işletmelerde kullanılan miktara göre daha fazla olmakta
ve maliyet artmaktadır. Ancak maliyetten daha önemlisi fabrikalarda
salça üretim işlemi sırasında vakum altında pişirme işlemi
uygulanmaktadır. Bu nedenle proses sırasında ani sıcaklık yükselmeleri olmamakta ve ürün
kalitesi yüksek olmaktadır. Ancak evlerde açık kazanlarlarda salça yapımı sırasında sıcaklık dalgalanmaları olmakta ve ürünün kalitesi düşmekte
sağlığa zararlı maddeler oluşmaktadır.

SALÇALARIN DAHA UZUN SÜRE DAYANABİLMESİ İÇİN...
Kullandığınız salçaların uzun süre bozulmamasını istiyorsanız; Ambalajı açıldıktan sonra, üzerini düzleyerek biraz zeytin yağı ilave ederek uzun
süre saklayabilirsiniz.

EV YAPIMI SALÇALAR ÇOK TUZLU!!
özellikle güney mutfağında tercih edilen ev yapımı biber salçasında dayanıklılığı artırmak için bol miktarda tuz kullanıldığını kaydeden
uzmanlar, şunları söylüyor: Taze biber, C vitamini açısından son derece zengin bir sebzedir. Ancak salça yapımı sırasında uygulanan güneşte
kurutma tekniği, bu özelliği ortadan kaldırıyor. İçinde taşıdığı sarı ve
kırmızı pigmentlerden kaynaklanan A vitaminin dışında fazla bir besleyici değeri de kalmıyor. Kullanılan bol miktardaki tuz ise sağlığı ciddi anlamda tehdit ediyor. Bu durumda tuzu az miktarda tüketmesi gereken kalp ve tansiyon hastaları başta olmak üzere tuzsuz diyetler uygulayanlar ev
yapımı salçaları tercih etmemeli.


MEYVE SULARI VE SAĞLIK

Meyve tüketimi ile kalp - damar hastalıkları, bazı kanser türleri, inme, diyabet, Alzheimer hastalığı, katarakt ve yaşla ilintili fonksiyonel kayıp riskinin azalması arasında kuvvetli bir ilişki vardır. Bu etkilerin meyvelerin içerdiği diyet posası, folat, potasyum ve Beta - karoten, C vitamini, E vitamini gibi antioksidan etkinlik gösteren biyoaktif fitokimyasal bileşenlerden kaynaklandığı vurgulanmaktadır.

HANGİ MEYVE SULARI ÖNERİLMEKTE?
Uluslararası standartlara ve Türk Gıda Kodeksi'ne göre meyve suyu ve benzeri içecekler, içerdikleri meyve oranına göre üç gruba ayrılmaktadır: Meyve suyu, meyve nektarı ve meyveli içecekler. İlave olarak, ürettikleri meyve aromalı ve toz içecekleri de bu üç gruptan birine dahil gibi göstererek pazara sunan bazı firmalar tüketicinin bilgi eksikliğinden faydalanmaya çalışmaktadır. O nedenle içerdiği meyve oranı %100 olan ve hiçbir gıda katkı maddesi içermeyen meyve suları, meyve çeşidine göre %25 - %50 oranında meyve içeren meyve nektarı ve içerdiği meyve oranı en az %10 olan meyveli içecekler tercih edilmelidir. %10’un altında meyve içeren; tat, koku ve renk verici katkı maddeleri ile hazırlanan meyve aromalı içeceklerden ve su ile karıştırılarak hazırlanan toz içecekleri tercih etmemek daha sağlıklı olacaktır.

SIVI İHTİYACINA EN İYİ ÇÖZÜM...
Yaklaşık %70’i sıvı olan insan vücudunun günde ortalama 2.5 litre sıvı kaybettiği düşünülürse; meyve suları susuzluğu giderdiği gibi, sağlığı da olumlu yönde etkilemektedir.
Örneğin, 1-6 yaşındaki çocuklar için önerilen günlük meyve suyu tüketimi 120-180 gram, 7-18 yaşındaki çocuklar için ise 240-360 gramdır. Özellikle çocuklara kolalı içeceklerden ziyade meyve suyu içme alışkanlığı kazandırmakta yarar vardır. Beslenme çantalarına her gün bir adet meyve suyu koymak daha sağlıklı bir nesil için atılacak önemli bir adım olacaktır.